Sayfa: [1]   Aþaðý git
  Yazdýr  
Gönderen Konu: EBRUNAME ÜZERINE YORUMLAR  (Okunma Sayýsý 5570 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Elif Özer
Aktif
***
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 111



Üyelik Bilgileri
« : Aðustos 29, 2008, 04:16:54 pm »

Arkadaslar;
Ebruname ile ilgili yorumlarimizi bu bölüme alalim
saygilarimla
Logged
Elif Özer
Aktif
***
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 111



Üyelik Bilgileri
« Yanýtla #1 : Aðustos 29, 2008, 04:19:59 pm »

Ebrudaki görünen su nukûsâta iyi bak,
Suunât-i ilâhîdir sifatindan ayan Hak
Naks-i sun’un pertevinden Hubb-u Rahman âsikâr,
Rûyetullah sirridir bu müsemmâdir her varak.

Zan etme ki bu eskâlin hâlikiyiz senle ben,
Gafil olup sirke dalma bir fâildir is gören,
Firça, çanak, boya, tekne vâsitadir bilmis ol,
Hep suver-i ilmiyyedir mezâhirde görünen.

Türlü türlü sekillerle arz-i dîdâr eyleyen,
Kitâb, levha, sâir esya zeyn-i envâr eyleyen,
Suh ve câzip hatlariyla kalb-i insan zevkiyâb,
Saltanat-i ebrûdur bu ask-i izhar eyleyen.

Onaltinci yüzyilinda Turan ebru mebdei,
Orda zâhir olmus amma burda bulmus nes’eyi,
Yüce Türkler ülkesinde kemâl bulmus bu hüner,
Rabbim dâim hifz eylesin ebrû yapan zümreyi.

Ebru demek ebir demek yâni gökteki bulut,
Ab-i rû da tutar mânâ su yüzüdür et suhût,
Bir kelâm-i farisîdir ebrû insan kaslari,
Her tevcihe sezâdir kim mânâsi da pek velût.

Kadîm ecdât yâdigari müzeyyen bir san’âttir,
Tabiatten mülhem olan bu nakislar mir’âttir,
Sâni-i Hak sun’undan hep kendi kendin seyreder
Nakis nakkas sey-i vâhit bir vahdeti hikmettir.

Bu meslekte çok ustalar emek verip yetismis,
Biz yetistik zevâline hepsi Hakka göç etmis,
Büyük üstat Özbek Seyhi Ethem Kâmi Efendi,
Hezar-fen, pür mârifet bu san’âtta pîr imis.

Son zamanlar sems-i ebru gurub etmis nâgihân,
San’atkâri kalmamis hiç, ne de isten anlayan,
Bir er çikmis Üsküdar’dan ihyâ etmis bu zevki,
Ismi hattât Necmeddin’dir tek üstatdir bu zaman.

Üstadimiz Necmi Molla çigir açmis bu iste,
Azimkârdir, muktedirdir anlayista seziste,
Lâle sünbül karanfille bezendirmis ebruyu,
Tâlim etmis tâliplere zevâl yok bu gidiste.
.

Destizenkte ezilir hep renkli cism-i boyalar,
Sari zirnik inatçidir ebrucuyu oyalar,
Zirnik, lâhur, gül bahar, al ebruda hep esastir,
Bu dört renkle çok renk olur bu cümbüste neler var.

Bu çesitli boyalarin cilvegâhi teknedir,
Rahm-i mâder gibi sanki reng-i vusla tesnedir,
Tekne içre kitre mahlûl bekler sirr-i fitrati,
Bazen tutar bazen tutmaz bir acâyip nesnedir.

Ayri ayri çanaklarda boyalarin kivami,
Su, öd ile ayarlanir baslar isin devami,
Kitreli su üzerine firçalarla boyalar,
Serpilerek naksedilir kâgda çikar tamami.

Târif gerçi kolay amma tatbikatta güçlük var,
Tecrübesiz yapilirsa insân olur bî karar,
Görünüse aldanip da çok kolaymis deme sen,
Bir ihtisas isidir bu âsik olan er yapar.

Mütenevvî sekillidir ebrûlarin sureti,
Battal, hatip, taramayla gör âsâr-i kudreti,
Karanfille lâle sünbül papatyayla menekse,
Tarakli da tezyin eder bu elvân-i kesreti.

Ebru yapan seyredende gam kasâvet bulunmaz,
Gönülleri tensit eder zevkle doyum olunmaz,
Yapan hayran, bakan hayran, alan, satan hep ayran,
Bu ebrudan zevk almayan ebrucuya yâr olmaz.

Nazar kildik kâinata baktim mutlak ebruya,
Vech-i yâri âyan gördüm salât ettim bu Ru’ya,
Kenz-i mahfi tezâhürü ask-i Hüdâ nümâyan
Ebru görüp Allah dedim irdim kalbi duyguya.

Bî hududu zevk-i elvan ebruculuk san’âti,
Erbâbinin nazarinda çoktur onun kiymeti,
Her varakta sirr-i cemâl âsikârdir zahidâ,
Bu ebrûlar, bu safâlar hepsi askin hikmeti.

Ben ebrûya âsik oldum düstüm onun pesine,
Leylâ gibi nazlar etti yaramadi isime,
Bir aralik isyan ettim görmedim hiç iltifat,
Insaf edip yüzün güldü isler açti basima.

Besmeleyle tezgâh açip ebru yapan kisiyiz,
Firça ile su üstünde hüner satan kisiyiz,
Üstadimiz Özbek Seyhi hem Necmeddin hocadir,
Büyüklere boyun kesip Hakka tapan kisiyiz.

Ey Mustafa naks-i sevda sana neler ögretti,
Derûnunda duran nakkas “Eynemâ”yi ögretti,
Bab-i ebrû rehnümadir vech- bâkî fehmine,
Ârif olan bu ezhari bir noktadan seyretti.
Logged
Elif Özer
Aktif
***
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 111



Üyelik Bilgileri
« Yanýtla #2 : Aðustos 29, 2008, 04:39:30 pm »

Türlü türlü sekillerle arz-i dîdâr eyleyen,                       Türlü türlü sekillerde yüzünü gösteren
Kitâb, levha, sâir esya zeyn-i envâr eyleyen,                Kitap levha diger esyalari süsüyle degerlendiren
Suh ve câzip hatlariyla kalb-i insan zevkiyâb,                Degisken ve cazip çizgileriyle kalbi zevklendiren
Saltanat-i ebrûdur bu ask-i izhar eyleyen.                    Ebrunun saltanatidir bu aski ortaya çikaran.

Onaltinci yüzyilinda Turan ebru mebdei,                       Onaltici yüzyil Turan ebrunun ortaya çikisi
Orda zâhir olmus amma burda bulmus nes’eyi,               Orda çikmis ama burda yeniden canlanmis 
Yüce Türkler ülkesinde kemâl bulmus bu hüner,             Yüce Türkler ülkesinde olgunlasmis bu hüner
Rabbim dâim hifz eylesin ebrû yapan zümreyi.               Rabbim daima hatirlasin ebru yapan zümreyi

Ebru demek ebir demek yâni gökteki bulut,                   Ebru demek bir manada gökteki bulut
Ab-i rû da tutar mânâ su yüzüdür et suhût,                 Baska bir manasida su yüzüdür
Bir kelâm-i farisîdir ebrû insan kaslari,                          Farsçada insan kaslari manasinda kelimedir
Her tevcihe sezâdir kim mânâsi da pek velût.                Her yoruma uygun çok manalidir.

Logged
Elif Özer
Aktif
***
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 111



Üyelik Bilgileri
« Yanýtla #3 : Aðustos 29, 2008, 04:42:00 pm »

sevgili kardesim;
kendinize niye böyle garip rumuzlar buluyorsunuz anlamiyorum.size hitapta zorlaniyorum. bende senin gibi ebrunamenin anlasilir sekilde olmasini istedim ama olmadi. iskender pala hocaya, osmanlica ders verenlere rica ettim olmadi. yilmadim üzerinde çalistim. bu yirmi kitayi bölüm bölüm seninle paylasacagim. bölüm bölüm diyorum aralarda ilavede bulunmak isteyen arkadaslar olacaktir. forumda bu konulari benden daha iyi bilen arkadaslar var biliyorum. onlarinda katkilariyla konu tam anlasildiginda yeni bölümlere geçeriz.

Ebrudaki görünen su nukûsâta iyi bak,
Suunât-i ilâhîdir sifatindan ayan Hak
Naks-i sun’un pertevinden Hubb-u Rahman âsikâr,
Rûyetullah sirridir bu müsemmâdir her varak.
 ******************************************
Ebruda görünen su nakislara  iyi bak
Allahin varligini gösteren ilahi bir olaydir.
Suyun üzerindeki nakislarin isiginda Allah aski ortaya çikiyor
ismi olan bu her kagit Allahi mana olarak görme sirridir.
******************************************
Zan etme ki bu eskâlin hâlikiyiz senle ben,
Gafil olup sirke dalma bir fâildir is gören,
Firça, çanak, boya, tekne vâsitadir bilmis ol,
Hep suver-i ilmiyyedir mezâhirde görünen.
*****************************************
Zannetme ki bu olusan seyi yapan senle beniz
Hata edip sakin sirke düsme aracidir isi yapan
Firça, çanak,boya,tekne araçtir bilmis ol
Ilmiye sinifinin suretleridir çiçeklerde görünen.
*******************************************
sevgili kardesim türkçe karsiliklarini yazdiktan sonrada bazi seyleri açiklamakta fayda var. tasavvuf ehli olanlar ve evliya sinifindaki din büyükleri her seyde Allahin tecellilerini görürler. nasil ki günesin isigiyla günesi görüyorsak  Allahin yarattiklarinda da Allahi görürler. Ebru bir tecellidir. tecelli (hak nurunun tesiriyle makbul kullarin kalbinde ilahi sirlarin ayan olmasi hali)  Ebrunun olusmasinda ilahi sirlar vardir. Boyayi, kitreyi, firçayi kendi iradenle hazirlarsin. Firçayi parmagina vurdugunda boya bosluga çikar ve bundan sonrasina  senin yapabilecegin hiç bir sey yoktur. o boslukta külli iradeyle yol alir ve suyun üzerinde seklini bulur. Ebruyu yapan külli irade sahibi Allahtir. Gafil olup sirke düsme derken ben yapiyorum veya ben yaptim deme  yapmak ve yaratmak fiili sadece Allaha  aittir. o fiilleri yaratilmis olan bizler kullanamayiz. Bizler ebruyu yapanlar sadece Allahin iradesinin  olusmasinda  kullandigimiz malzemelerle birlikte birer araciyiz. nasil ki Allah sifayi doktorlar ve ilaçlar araciligiyla veriyorsa.  desenlerimizin hepsinin bir adi var ama çiçekleri ebruya ilmiye sinifindan olanlar kazandirmistir. aslinda Mustafa Düzgünman'da dahil olmak üzere ebruya hizmet edenlerin kimler olduguna bakarsan Mustafa Düzgünman ustanin ilmiye sinifi dedigi  tasavvuf ehli insanlari görürsün. onlar bazi ilahi sirlari kalplerinde hissettikleri için ebruya bakislari farklidir. bunlari az çok anlamadan sirf estetik duygularla ebru yapmak bir müddet sonra sikilmaya sebep olur ve yenilik arayislari baslar. günümüzde yasanan gelenek ve yenilik çatismasinin kökeninde bu var. ilerki kitalarda ebruya daha farkli bakis açilari ve daha derin manalar bulacagiz. Bu da bizi  ebrucu kardeslerimizden birinin yolladigi duaya götürecek ve teknenin basina geçtigimizde Allahi anmadan ise basliyamiyacagiz.
simdilik burda kesiyorum. diger arkadaslarinda katkilarindan sonra Allah izin verirse devam ederiz.
saygilarimla.
Logged
KcK
Yeni
*
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 41


Üyelik Bilgileri
« Yanýtla #4 : Aðustos 30, 2008, 05:13:30 pm »

Elinize saglik, güzel bir çalisma olmus. Devami insallah gelir.
Logged
Elif Özer
Aktif
***
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 111



Üyelik Bilgileri
« Yanýtla #5 : Aðustos 30, 2008, 07:23:22 pm »

sevgili kardesim;
tesekkür ederim. ben yillarca ebruname'yi tam anliyamamanin üzüntüsünü yasadim. zannettim ki herkes benimle ayni seyleri hissediyor. yüksek okunma rakamlari görürüm diye umuyordum. hayal kirikligina ugradim. merak edildikçe devamini getirecegim.
saygilarimla.
Logged
EBRUCU
Yeni
*
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 3


Üyelik Bilgileri
« Yanýtla #6 : Eylül 01, 2008, 09:34:44 am »

allah sizlerden razi olsun insan bu yazilanlari okuyunca ebruya yeniden ve birdaha asik oluyor
Logged
Elif Özer
Aktif
***
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 111



Üyelik Bilgileri
« Yanýtla #7 : Ekim 13, 2008, 04:34:01 pm »

arkadaslar bugün ebrunamenin son ve en önemli kitasinin manasini vererek ebruname konusunu bitirmek istiyorum. ilk kita ve son kita ebrudan ne anlamamiz gerektigini anlatiyor
Ey Mustafa naks-i sevda sana neler ögretti,
Derûnunda duran nakkas “Eynemâ”yi ögretti,
Bab-i ebrû rehnümadir vech- bâkî fehmine,
Ârif olan bu ezhari bir noktadan seyretti.
Ey Mustafa hakka olan askinin nakislari sana neler ögretti. gönlünde gizli duran nakkas (bakara suresi ayet 115. nereye dönerseniz dönün Allah vechiyle oradadir) ayetinin sirrini ilham etti. Ebru kapisi insani baki olan Allahin vechini fethetmeye sevkeder.arif olan kisi ise bütün bu zuhurati vahdet noktasindan müsahade eder.
saygilarimla.
Logged
muammer
Aktif
***
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 113



Üyelik Bilgileri
« Yanýtla #8 : Ekim 18, 2008, 01:00:30 pm »

Elif Hanim Ebruname ile ilgili belki birçok arkadas sizlerle ayni seyi hissediyordur ama burada ifade etmekte gevseklik gösteriyorlar diye düsünüyorum. Bende anliyamadigim bazi yerleri osmanlica sözlükten faydalanarak biraz sadelestirdim. Fakat sizin arastirmaniz sonucu ortaya çikan sadelestirilmis seklin çok daha güzel oldugunu müsahade ettim. Emeginize saglik. Allah (C.C.) razi olsun...... Gülümseme
Logged

Bu da Geçer Ya Hu...
orhan
Aktif
***
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 151



Üyelik Bilgileri
« Yanýtla #9 : Kasým 13, 2008, 02:37:23 am »

Elif hanim, Allah sizden razi olsun gercekten calismalariniz ve  gayretleriniz takdire sayan,
bir ata sözümüz varya "derdim coktur hangisisne yanayim" evet atalarimizin yazdigi,bize miras biraktigi eserleri okuyamiyoruz okusakda anlamakda güclük cekiyoruz ,
evet muammer beyin tespitine  katiliyorum, ilk okudugumda bende fazla bir sey anlamamistim muammer beyin yazisini okuduktan sonra tekrar okudum ve simdi biraz daha iyi anladim.
yine bir ata sözümuzle bitireyim at denize balik bilmezse halik bilir, siz iyi bildiginiz yolda calismalariniza devam edin söylemeselerde sizin calismalarinizdan istifade ednler cok oldugunu düsünüyorum.
sunu tekrar ifade etmeliyimki eger siz bu forumu acmamis olsaydiniz ,sahsen ben bu konuma gelemezdim diye düsünüyorum.
Allah yar ve yardimciniz olsun ,
selam ve saygilarimla...
 
Logged
Elif Özer
Aktif
***
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 111



Üyelik Bilgileri
« Yanýtla #10 : Aralýk 04, 2008, 12:39:58 pm »

Kadîm ecdât yâdigari müzeyyen bir san’âttir,
Tabiatten mülhem olan bu nakislar mir’âttir,
Sâni-i Hak sun’undan hep kendi kendin seyreder
Nakis nakkas sey-i vâhit bir vahdeti hikmettir.
**********************************
Baslangici bilinmeyen ata yadigari bir süsleme sanatidir
Lale süslemesi tabiatten bir ilhamdir. Veya;
tabiattan ilham alinan bu nakislar birer aynadir
Hak yapilan iste kendi kendini seyreder
Nakis nakkas tek olan eser  teklik(Allahin birliginin) hikmetidir


Bu meslekte çok ustalar emek verip yetismis,
Biz yetistik zevâline hepsi Hakka göç etmis,
Büyük üstat Özbek Seyhi Ethem Kâmi Efendi,
Hezar-fen, pür mârifet bu san’âtta pîr imis.
***********************************
Bu meslekte çok ustalar emek verip yetismis
Biz sonuna yetistik hepsi hakka göç etmis
Büyük üstat Özbek seyhi Ethem Kami Efendi
Çok bilgili çok marifetli bu sanatta usta imis


Son zamanlar sems-i ebru gurub etmis nâgihân,
San’atkâri kalmamis hiç, ne de isten anlayan,
Bir er çikmis Üsküdar’dan ihyâ etmis bu zevki,
Ismi hattât Necmeddin’dir tek üstatdir bu zaman.
*****************************************
Son zamanlarda ebru günesinin birden isigi azalmis
San’atkâri kalmamis hiç, ne de isten anlayan,
Bir er çikmis Üsküdar’dan ihyâ etmis bu zevki,
Ismi hattât Necmeddin’dir tek üstatdir bu zaman.


Üstadimiz Necmi Molla çigir açmis bu iste,
Azimkârdir, muktedirdir anlayista seziste,
Lâle sünbül karanfille bezendirmis ebruyu,
Tâlim etmis tâliplere zevâl yok bu gidiste.
**********************************
Üstadimiz Necmi Molla çigir açmis bu iste,
Azimkârdir, muktedirdir anlayista seziste,
Lâle sünbül karanfille bezendirmis ebruyu,
Tâlim etmis tâliplere yok olmak yok bu gidiste.
Logged
bekir özsu
Aktif
**
Offline Offline

Mesaj Sayýsý: 95



Üyelik Bilgileri
« Yanýtla #11 : Nisan 22, 2009, 02:55:52 pm »

Bu çeþitli boyalarýn cilvegahý teknedir
Bu çeþitli boyalarýn  göründüðü yer teknedir

Rahmi mader gibi sanki, reng-i vusla  teþnedir
Ana rahmi gibi sanki, renkleri birleþtirmeyi arzular

Tekne içre kitre mahlul bekler sýrr-ý fýtratý
Tekne içindeki kitre tersten çýkacak yaradýlýþ sýrrýný bekler

Bazen tutar bazen tutmaz bir acayip nesnedir.
Bazen tutar bazen tutmaz bir acayip nesnedir.

Üstat bu dörtlükte bize kitrenin ne olduðunu anlatmaktadýr. “Biz her þeyi sudan yarattýk” ayetinin sýrrý gibidir kitre. Her þey onun üzerinde olur. Olur da; ne düþünür kitre. Evrendeki her þeyin kendi haliyle Allah’ý zikrettiði gibi o da üstat Necip Fazýl’ýn Zindandan Mehmet’e mektuplar þiirinde  “ana rahmi zahir þu bizim koðuþ. Karanlýðýnda nur yeniden doðuþ” misali türlü meþakkatten sonra üzerine atýlan boyalardan ana rahminde oluþan hayat gibi kendi üzerindeki renklerden oluþacak yaradýlýþ sýrrýný büyük bir arzuyla bekler.  Biz ebrunun suyun üzerinde olan kýsmýný görürüz. Oysa kâðýda alýndýðýnda görmediðimiz kýsým görünmeye baþlar. Ebru boyalarýn havayla deðil suyla temas ettiði yerdedir. Ana rahmi birçok mucizelerden sonra yeni bir hayatýn tecelli ettiði yerdir. Kitrede ayný arzu ile renkleri birleþtirip tersten çýkacak yaratýlýþ sýrrýnýn oluþmasýný bekler. Rahmi maderdir. Ana rahmine düþen her tohum canlý olmadýðý gibi bazen düþük olduðu gibi kitrede bazen tutuyor bazen tutmuyor. Onun acayipliðinden deðil. Takdir i ilahiden.
 Ebru ne kadar hayatla iç içe. Nasýl evrenin kopyasý. Acaba Üstat da bunlarýmý anlatmak istedi. Bilmiyorum ama ben bunlarý anladým. Yorumu size býrakýyorum.
Saygýlarýmla.
Bekir Özsu
Logged

veren el alan elden üstündür
Sayfa: [1]   Yukarý git
  Yazdýr  
 
Gitmek istediðiniz yer: